
Doğru Ortakla
Doğru Başlangıç
Kentsel dönüşüm; yalnızca bir yapının yenilenmesi değil, mülkiyet yapısının doğru okunması, mevcut durumun teknik olarak tespit edilmesi, hak sahiplerinin adil biçimde değerlendirilmesi, proje fizibilitesinin kurulması ve tüm taraflar için uygulanabilir bir model oluşturulması sürecidir. Mavi Şehircilik, bu çok katmanlı yapıyı teknik uzmanlık, veri temelli analiz ve bütüncül süreç yönetimiyle ele alır.
6 Şubat 2023 depremleri, yapı güvenliğinin yalnızca bireysel bir tercih değil, toplumsal ölçekte bir güvenlik meselesi olduğunu çok ağır bir biçimde gösterdi.
AFAD’ın resmi verilerine göre Türkiye’nin %92’si deprem bölgeleri içinde yer alıyor ve nüfusun %95’i deprem tehlikesi altında yaşıyor. TÜİK’in bina istatistikleri ise 1980 ve öncesi yapılmış 3,18 milyon, 1981–2000 arasında yapılmış 7,83 milyon bina bulunduğunu ortaya koyuyor.
Bu tablo, kentsel dönüşümün yalnızca eski binaları yenilemek değil; can güvenliğini korumak, kentleri dirençli hale getirmek ve geleceği bugünden planlamak anlamına geldiğini açıkça gösteriyor.
"Yıkımın bedeli sadece bina değildir."


Türkiye’nin %92’si aktif deprem kuşağında yer almaktadır. Deprem riski ülkenin tamamına yayılmış bir milli güvenlik problemidir.
%92


İstanbul’daki her 10 binanın 7'si 1999 Marmara depremi öncesi yönetmeliklerine göre yapıldığı için, 2000 öncesi binaların kentsel dönüşüme girmesi hayati önem taşımaktadır.
10/7'si


İstanbul'da olası 7.5 şiddetinde yaşanacak bir deprem senaryosunda yaklaşık 242 bin bina ağır ve orta düzeyde hasar görebilir. Bu ölçekte bir risk, dönüşümü ertelenebilir olmaktan çıkarır.
242bin
KENTSEL DÖNÜŞÜM NEYİ DEĞİŞTİRİR?
Doğru yönetilen bir dönüşüm süreci, yalnızca binaları değil; güvenliği, yaşam kalitesini ve geleceği de yeniden kurar.
05
Kent Ölçeğinde Dayanıklılık
Tek tek binaların yenilenmesi önemlidir; ancak asıl büyük kazanım, mahalle ve şehir ölçeğinde dirençliliğin artmasıdır. AFAD’ın ulusal deprem stratejilerinde de güvenli arazi kullanımı, risk azaltma ve zarar azaltma planlaması kentsel dönüşümle birlikte ele alınmaktadır. Bu yönüyle dönüşüm, bireysel değil kamusal fayda üretir.
04
Devlet Desteği ve Ödeme Kolaylıkları
Kentsel dönüşümü hızlandırmak ve süreci vatandaşlarımız için kolaylaştırmak adına hak sahiplerine sağlanan kira yardımı, düşük faizli kredi ve çeşitli teşviklerle desteklenir. Bu sayede vatandaşların ekonomik yükü azaltılmaya çalışılır.
03
Daha Nitelikli ve Konforlu Kullanım
Yeni yapılaşma; otopark, sığınak, erişilebilirlik, enerji verimliliği, yangın güvenliği ve çağdaş yaşam standartları bakımından daha güçlü çözümler sunar. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın sürdürülebilir kentleşme ve çevre duyarlı yaşam ortamı yaklaşımı da bu yöndedir. Kentsel dönüşüm, yalnız sağlam bina değil, daha yaşanabilir çevre üretme fırsatıdır.
02
Mülkün Yeniden Değer Kazanması
Eskiyen, teknik ömrünü dolduran ya da işlevsel olarak yetersiz kalan yapılar zaman içinde hem güvenlik hem piyasa değeri açısından zayıflar. Dönüşüm; yapıyı güncel standartlara yaklaştırarak kullanım kalitesini, piyasa algısını ve uzun vadeli değer potansiyelini artırabilir. Bu nedenle doğru kurgulanmış dönüşüm, yalnız koruma değil aynı zamanda yeniden değer üretme sürecidir.
01
Daha Güvenli ve Afetlere Dirençli
Yaşam Alanları
Kentsel dönüşümün en temel kazanımı, deprem karşısında daha güvenli yapılaşmadır. AFAD’ın afet risk azaltma ve deprem hazırlık vurguları da gösteriyor ki güvenli yapı, can güvenliğinin ilk şartıdır. Doğru planlanan dönüşüm, yalnız bugünü değil, gelecekte yaşanabilecek afetleri de dikkate alır.
YANLIŞ YÖNETİLİRSE NE OLUR?
Kentsel dönüşümün asıl sorusu “yapalım mı?” değildir.
Asıl soru "Bu dönüşüm, nasıl bir modelle, hangi ortaklarla ve hangi güvenceyle yapılacak?" olmalıdır.
05
Zaman Kaybı ve Belirsizlikler
Hazırlıksız başlanan süreçler, aylar hatta yıllar boyunca karar aşamasında kalabilir. Oysa riskli yapı stoğunda zaman kaybı yalnız ekonomik değil, doğrudan güvenlik sorunudur. Resmi kurumların deprem hazırlığına ilişkin uyarıları da risk azaltıcı önlemlerin geciktirilmemesi gerektiğini vurgular.
04
Uzlaşmazlıklar ve Hukuki Süreç
Kat maliklerinin ortak bir karar alamaması veya yükleniciyle yaşanan uyuşmazlıklar, süreci durma noktasına getirebilir. Tapu sorunları, muvafakat eksiklikleri veya proje değişiklikleri ciddi hukuki süreçleri beraberinde getirebilir.
03
Yanlış Ortaklık Süreci Uzatır
Müteahhit, yüklenici, hak sahibi ve kamu arasındaki beklentiler aynı zeminde buluşmadığında dönüşüm uzar, yıpratır ve güven kaybı oluşturur. Bu nedenle doğru ortakla, doğru veriyle ve doğru yöntemle ilerlemek kritik önem taşır.
02
Fizibilite
Zayıf Kalabilir
Her teknik olarak mümkün proje, ekonomik olarak sürdürülebilir değildir. Satılabilir alan, maliyetler, hak sahipleri dengesi ve yatırım yapısı doğru kurulmazsa süreç ilerliyor gibi görünür ama uygulamada tıkanır.
01
Adaletsiz
Dağılım
Kentsel dönüşümün kendisi değil, kötü kurgulanmış paylaşım modeli sorun üretir. Hak sahipliği, değerleme ve dağıtım esasları net kurulmazsa süreçte güvensizlik ve itiraz artar. Bu nedenle dönüşümün başarısı, yalnız proje üretmekte değil; adil ve savunulabilir bir model kurmakta yatar.

Hak Sahibiyim
Kısa bilgilerle arsanızın potansiyelini değerlendirelim.

Yükleniciyim
Projeleri birlikte değerlendirelim.

Hak Sahibiyim
Kısa bilgilerle arsanızın potansiyelini değerlendirelim.

Yükleniciyim
Projeleri birlikte değerlendirelim.
Sıkça Sorulan Sorular
- 01
- 02
- 03
- 04
- 05
- 06
- 07
- 08
- 09
- 10
- 11
- 12
- 13
- 14
- 15
- 16
- 17
- 18
- 19
- 20
Bize Ulaşın
+90 542 768 32 86
Mari Plaza A Blok, Gürsel Mah. 28 Nisan Cd. No:22, K:2, D:7 34400 Kağıthane/İstanbul, Türkiye



